Browse Month: Mayıs 2017

Travesti Cilt Bakım Sıralaması Nasıl Olmalıdır?

Uygun bir cilt bakımı için nasıl bir sıra izlenmelidir?

Temizleme ( süt, jel, krem )
Tonik Peeling masajı
Buhar ( 5 dk – 3 k arası )
Cilt temizliği ( siyah nokta temizliği )
Masaj Cilt tipine ve durumuna uygun maske ( 15 dk – 20 dk arası )
Cilt tipine uygun nemlendirici ile sonlandırılır.

KURU CILTLERDE
Kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF 15 ve üstü bir ürün yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.

YAĞLI CILTLERDE
Aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise uygun daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir.

Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın.

Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2 – 3 kereden fazla yapmayın.

KARMA CILT
Kozmetik olarak T bölgesi yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir.

Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri travesti yanakları için nazik diğer bölgelerde daha sert etkililerdir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir.

Yağ içermeyen güneşten koruyucular kullanabilirsiniz.

Kivinin Cilde Faydaları

Kiviyi yemekten sonra tükettiğiniz zaman midenizde şişme ya da hazımsızlık hissetmezsiniz. Aynı zamanda kiviyi istanbul travesti cilt bakımda da kullanabilirsiniz. Kivinin içeriğinde oldukça fazla bulunan asitler cildimizin yenilenmesine yardımcı olur. Kivinin içinde bulunan asitler cildimizin ölü tabakasını soyar. Peeling etkisi olan kivi aynı zamanda cildi yumuşatır ve besler. Cildinizde oluşan hafif lekeleri ve peeling etkisi sayesinde siyah noktaları azaltır. Cildinizden ölü deri atıldığı için yenilenir. Kolajen sentezi canlanır içten dışa doğru esneklik artar. Kivinin antibakteriyel özelliği vardır bu nedenle sivilceli ciltler için de çok uygundur.

Kivi maskeleri
Kivili maskelerin arından yüzünüzü bir sıcak bir de soğuk su ile yıkayarak şok etkisi yaratın ardından da ovalamadan kurulayın ve nemlendiricinizi sürün.

Kivi halkalarıyla maske:
Olgunlaşmamış kivinin kabuklarını soyun daha sonra ince ince dilimleyin ardından bu dilimleri yüzünüze koyun ve yaklaşık 20 dk bu şekilde bekleyin.

Kivi suyu maskesi:
Kiviyi püre haline getirin. Daha sonra yüzünüzü bu maske ile ovun. Yaklaşık 10 dakika ölü deriden arınmanız için yeterli gelecektir.

Kivi ve kil maskesi:
Kivinin suyuna birazcık kil maskesi ilave edip karıştırın. Daha sonra bu karışımı yüzünüze sürün. Yaklaşık 10 dakika dinlendirin. Özellikle yağlı ve sivilceli ciltleriniz varsa çok iyi gelecektir.

Yağlı ciltler için kivi maskesi:
Eğer cildiniz yaplı ise kivi maskesi cildinizdeki yapın dengelenmesinde faydalı olacaktır. Olgunlaşamış kivi kullanmanız cildinizin yağlanmasını engeller. Haftada iki kez kivi maskesi yapmanız yeterli olacaktır. Sivilceleriniz varsa, killi maskeyi tercih edin.

Kuru ciltler için kivi maskesi:
Kivinin kabuklu kısımlarından hazırladığınız maskeyi cildinize uygulayabilirsiniz. Kabuklarda C vitamini daha fazla olduğundan yüzünüze iyi gelecektir. Haftada iki kez kullanmanız sizin için yeterli olacaktır. Cildinizin tahriş olmaması için maskeyi 5 dakika yüzünüzde tutmanız yeterlidir.

Normal ciltler için kivi maskesi:
Kivi maskesi normal cilde sahip olanların cildini daha da berraklaştırır. Maskeyi haftada iki kez ve 10′ar dakika yapın.

Travestiler Rimeli Doğru Seçmeli

Dolgun ve güzel görünen kirpiklerin sırrı rimeldir. Ama bilinenin aksine, en uzun ya da en gür gösteren rimeller, herkes için doğru seçim değildir. Kirpiklerin tipine göre, ihtiyacı olan rimel tipi de değişir. Bu nedenle, her travesti kendi kirpik tipine göre bir rimel ve rimel fırçası seçmelidir. Evoria.com; her kirpik çeşidi için en doğru rimeli, rimel fırçasını ve rimelle ile ilgili bilinmesi gerekenleri sizin için araştırdı.

Düz kirpikler için klasik, kısa kirpikler için kıvrık fırça

Düz kirpikler için yoğunluk etkisi veren klasik fırça ile daha uzun kıllara sahip spiral fırçanın bir arada kullanıldığı fırçalar uygundur. Kısa kirpikler için özel kıvrık fırçalar kullanışlıdır. Bu fırçalar kirpikleri ağırlaştırmadan uzatarak belirgin hale getirir.

Düşük kirpikler için kauçuk, her kirpik telini tek tek ayıran ve yelpaze gibi açılmasını sağlayan fırçalar uygun olacaktır. Seyrek kirpikler için ise; kirpikleri kavrayarak boyarken hacim katan hafif “S” şeklinde fırçalar idealdir.

Sıkı kılları olan bir fırça kalınlaştırıcı özelliğe sahiptir. Kirpikleri tek tek boyar. Seyrek kirpikleri olanlar, bu fırçaları tercih etmelidir. Daha seyrek yapıda olan fırçalar kirpikleri tek tek ayırıp uzun gösterir.

Yeşil gözlere mürdüm, kahverengi gözlere lacivert renkli rimel deneyin

Sadece üst kirpiklere uygulanan rimel çok daha sade ve hafif bir görüntü sağlar. Alt kirpiklere uygulandığında ise, daha yapay bir görüntü verir. Alt kirpiklerine de rimel sürmek isteyenler abartıdan sakınmalıdır. Uzun alt kirpikler isteyenler, yukarıdan hacim kazandırmak için yatay dokunuşlarla fırçayı kullanmalıdır.

Üst kirpiklere rimel uygulanırken ise, baş arkaya doğru kaydırılmalı ve ileriye bakılmalıdır. Rimeli kirpik diplerinden hafif bir zig zag yaparak, uçlara doğru hareketlendirmek etkiyi arttıracaktır. Çok doğal bir görüntüyü tercih etmeyenler, ilk kat kuruduktan sonra ikinci katı sürebilirler. Birbirine yapışan kirpikler, rimel kuruduktan sonra kirpik tarama fırçasıyla taranarak ayrıştırılabilir.

Dış kenarlarından hafif aşağıya doğru düşük göz yapısına sahip olanlar, dış uçlara fazla rimel uygulamamalıdır. Orta kirpiklere yoğunlukta sürülmesi, gözün düşük yapısını kamufle edecektir. İki gözü arasında fazla mesafesi olanlar, göz pınarlarına doğru rimeli yoğun bir şekilde sürebilirler. Tam tersi şekilde göz mesafesi birbirine yakın olanlarsa; rimeli orta kirpiklere ve dış uçlara yoğun, iç kısımlara da hafif sürmelidirler.

Yeşil ve mavi gözlere mor ve mürdüm çok yakışır. Gözün rengini daha fazla vurgular. Kahverengi gözler için ise lacivert renk iyi bir alternatif olacaktır. Yeşil ve bal rengi gözlerde ise kahverengi rimelin duruşu bir başkadır.

Her gün rimel kullanmak zararlı değildir

Rimel uygulanırken; özellikle gün ışığında çok vakit geçirilecekse, fazlaya kaçmamak gerekir. Aksi takdirde yapay bir görüntü oluşacaktır. Çok koşuşturmacılı, nemli ve yağmurlu günlerde de waterproof (suya dayanıklı) rimel kullanmak uygun olacaktır. Hem tazelemek zorunda kalınmaz; hem nemde, yağmurda rimel akma sorunu olmaz.

Gözlük kullanan istanbul travestileri de yine çok uzun gösteren, yoğun ürünlerden kaçınması gerekir. Çünkü, uzun kirpikler gözlük camına değerek rahatsız edecektir. Ok gibi ve kıvrık olmayan kirpikleri olanlar, ilk önce bir kirpik maşası kullanmalı, sonra rimel uygulamalıdır. Her gün kirpik maşası kullanıldığında, kısa sürede kirpikler istenilen forma girecektir.

Bilinenin aksine, her gün rimel kullanmanın hiçbir zararı yoktur. Hatta, birçoğunun besleyici özelliği vardır. Önemli olan rimelin doğru kullanılmasıdır. Rimel temiz ve kuru kirpiklere uygulanmalı ve kesinlikle her gece temizlenmelidir. Lens kullananların da, lenslerini rimelden önce takmaları önemlidir.

Sıkıca kapatılmayan rimeller kurumaya mahkumdur

Rimeller en çabuk yıpranan makyaj ürünlerindendir. Ayrıca çabuk kurudukları için daha bitmeden çöp kutusunu boylarlar. Sürmeden önce rimel fırçasını birkaç defa içine sokup çıkarırız. İşte rimellerin çabuk kurumasının en temel sebeplerinden biri de budur. Sıkıca kapatılmayan rimeller de kurumaya mahkumdur.

Kuruyan rimeller için acıbadem yağı kullanmayın

Rimeller ortalama 3 ay gibi bir sürede kurur. Çoğu zaman duyduğumuz, acıbadem yağıyla rimel yumuşatma işlemi ise tamamen yanlış bir uygulamadır. Bu şekilde yumuşatılıp kullanılmaya devam edilen rimeller, gözlerde yanma ve alerji yapabilir. Unutmayın gözlerimiz en hassas organlarımızdan biridir ve çok çabuk mikrop kapabilir.

Travesti Akneleri Hakkında Bilmedikleriniz

Akne hakkında duyacağınız bazı şeyler sizi şaşırtabilir…

Bronzlaşmak Cildi Temizler
Bronzlaşma, akneyi geçici olarak maskeleyebilir. Güneş cildi kurutur, tahriş eder ve ileride cilt çatlaklarına neden olur. Aslında güneş ışığına maruz kalmaklaaknenin engellenmesi arasında hiçbir ilişki yoktur, tam tersine güneş ışınları ciltte erken yaşlanma belirtilerine ve kansere yol açar. Cildinizi, güneşin zararlı etkilerden korumak için güneş kremi kullanın, en azından gözenekleri kapatmayacak ve akneye karşı koruyucu özelliği olan en az 15 faktör güneş kremi sürmeyi deneyin.

Çikolata ve Yağlı Yiyecekler Akneye Neden Olur
Çok fazla şekerli ve yüksek oranda yağ içeren besinler tüketmek iyi bir fikir olmasa da, çalışmalar herhangi bir yiyeceğin kesin olarak akneye neden olduğuna dair bir netice ortaya koymuş değildir. Kaldı ki her birey farklıdır. Bazı istanbul travestileri belli tür yiyecekleri tükettiklerinde derisindeki sivilcelerin daha da kötü olduğunu fark edebilirler. Ve bu yiyecek travesti partnere bağlı olarak farklılık gösterir. Örneğin bazı insanlar çikolata yedikten sonra ciltlerinde sivilceler olduğunu fark ederlerken bazıları ise çikolatadan etkilenmez ama çok fazla kahve içtikten sonra ciltlerinde sivilceler fark eder. Eğer bu durum sizin için geçerli ise, söz konusu yiyeceği tüketmeyi bırakıp herhangi bir farklılık olup olmadığını gözlemek, akneyi önleme konusunda size yardımcı olabilir.

Yüzünüzü Ne Kadar Çok Yıkarsanız O Kadar Az Sivilceniz Olur
Yüzünüzü yıkamak, gözeneklerdeki kir ve yağın temizlenmesine yardımcı olsa da yüzün çok fazla yıkanması kuruluğa neden olur ki bu da daha fazla sivilce ve tahrişi beraberinde getirir. Yüzünüzü çok fazla ovalamayın zira bu da cildin tahriş olmasına yol açar. Genel bir kural olarak yüzün günde iki defa yumuşak bir sabun ve suyla yıkanması ve bu sırada dairesel hareketler yapılması gerekir.

Sivilceleri Patlatmak Onların Çabucak Kaybolmasına Yardımcı Olur
Sivilcelerin patlatılması onların geçici olarak görünmez hale gelmesini sağlar gibi görünse de aslında daha uzun süre kalmalarına neden olur. Aslınsa sivilceleri sıktığınızda içindeki ölü bakterilerin etrafa dağılmasına yol açarsınız ki bu da ciltte kahverengi ve kırmızı lekeler meydana getirir. Bazen kahverengi çizgiler aylarca orada kalır, bazı kırmızı lekeler ise hayat boyu geçmeyebilir.

Cildinizin Düzgün Olmasını İstiyorsanız Makyaj Yapmayın
Sivilcelenmeye neden olmayan kozmetik ürünlerini tercih ederseniz, herhangi bir çatlak oluşum riskini azaltabilirsiniz. Günümüzde bazı kapatıcılar, artık akneyle mücadelede yardımcı olan benzoil ya da salisilik asitler içermektedirler. Siz de sivilcelerinizin tedavisi sırasında onları saklamak amacıyla renklendirilmiş benzoil peroksit kremleri kullanabilirsiniz.

Akneniz çok şiddetli olmasa bile doktorunuzla ya da dermatologunuzla konuşun. Doktorunuz ya da dermatologunuz aknenin yayılmasını engellemek amacıyla ya hiç kozmetik kullanmamanızı ya da belli markaları kullanmanızı önerecektir.

Herhangi bir ürün, cildinizi tahriş ettiğinizde, ya da sivilcelere neden olduğunda ürünü kullanmayı bırakıp doktorunuzla konuşmalısınız.

Sivilceleriniz varsa, sadece bu sivilceler geçene kadar akne tedavisine devam etmelisiniz
Gerçek: Akne tedavisi benzoil proksit ve salisilik asitleri gibi kurutucu ajanlar ihtiva ettiğinden, bunların çok fazla kullanılması aşırı kuruluğa ve bunun sonucunda da tahriş ve daha fazla lekeye neden olur.

Akne için kullandığınız tedavi işe yaramıyor göründüğünde mutlaka doktorunuzla ya da dermatologunuzla görüşün. Hatta reçeteli tedavi aldığınızda da bunu doktorunuzun tavsiyesi ve talimatları doğrultusunda kullandığınızdan emin olun. Bazı tedavilerin kayda değer bir fark göstermesi 8 haftayı bulmaktadır.

İstanbul Travesti Ne Zaman Epilasyon Yaptırmalı?

Lazer epilasyonun sonbahar, kış veya ilkbahar mevsiminde uygulanması gerekiyor. Çünkü bu mevsimlerde güneş daha az olduğundan, güneşin zararlı ışınlarından korunmak da mümkün olabiliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bahar Öznur, lazer epilasyonun açık tenli ve koyu renk tüylere sahip kişilerde etkili olduğunu belirterek, “Lazer başlıca 4 rengi göremez. Bunlar beyaz, gri, sarı ve kızıl renkteki çok ince tüylerdir” diyor.

Uzun dönem sonuçları yüz güldürücü olduğu için son yıllarda kadınların yanı sıra erkekler tarafından da tercih edilen lazer epilasyon yöntemlerinin uygulanışı hakkında bilgiler veren Dr. Bahar Öznur, bu konuda merak edilen soruları şöyle yanıtlıyor:

Lazer epilasyona en çok başvuranlar kimler?
Lazer epilasyona en sık başvuran istanbul travestileri olmakla birlikte son yıllarda erkeklerin de bu konuda talebinin gittikçe arttığını görüyoruz.

Epilasyonda kadınlar en çok hangi bölgelere uygulama yaptırıyor?
Kadınlarda lazer epilasyon vücudun tamamına uygulanabiliyor. En çok tercih edilen bölgelerin başında yüz, kol altı, bikini, bacak bölgeleri geliyor.

Erkekler epilasyonda en çok hangi bölgeleri tercih ediyor?
Erkekler lazer epilasyon tedavisine genelde aşırı tüylenme şikayeti ile başvuruyor. Dolayısıyla erkeklerde epilasyon en sıklıkla sakal üstü, sırt, omuz, göğüs, ense ve boyun bölgelerinde uygulanıyor.

Epilasyonun etkili olabilmesi için gerekli koşullar nelerdir? Tüyün rengi, inceliği, kalınlığı, ten rengi gibi?
Lazer epilasyonda en iyi sonuçlar koyu renkli tüylere sahip ve açık tenli kişilerde alınıyor. Bunun sebebi lazer enerjisinin kıla rengini veren koyu renkli pigment tarafından tamamen emilebilmesidir. Çok ince ve çok açık renkli tüyler (beyaz, gri, sarı veya kızıl) prensip olarak lazer epilasyon tedavisine iyi cevap vermiyor. Ancak günümüzde lazer teknolojisinin gelişmesi ile birlikte farklı ten ve tüy rengi kombinasyonlarına sahip kişilere de güvenle lazer epilasyon uygulanabilirken, başarılı sonuçlar da alınabiliyor. Örneğin ince kıllarda, koyu tenlilerde, yüz bölgesinde, sırt, omuz kol gibi derin yerleşimli tüylerin olduğu bölgelerde daha etkili olan farklı bir lazer epilasyon yöntemini tercih ediyoruz. Genital koltuk altı ve bacak gibi bölgelerde ise yine farklı bir cihazla çalışıyoruz.

Lazer epilasyonun yapılamayacağı durumlar var mı?
Vitiligo, sedef gibi bazı deri hastalıkları olan bireylere, 18 yaş altındaki bireylere, uygulamadan önce solaryum ve güneşlenmeye bağlı yoğun bronzlaşma veya yanık gelişmiş hastalara, son 6 ay içerisinde akne tedavisi ilacı kullanan kişilere lazer epilasyon uygulaması tavsiye edilmez.

Epilasyon en çok esmer kişilerde etkili deniliyor, bu doğru mu?
Bu yanlış bir düşüncedir. Cilt rengi açık olanlarda ve kılları koyu olanlarda daha etkilidir. Bronz tenli kişilerde ise lazer epilasyon renkleri normale dönene kadar uygulanmaz. Koyu tenli kişilerde lazer epilasyon yapılırken doz ayarlamasında çok dikkatli olunmalıdır. Lazer enerjisi kıl köküne ulaşmadan ciltteki melanin tarafından emilebilir. Bu da yanık ve leke oluşumuna neden olabilir. Bronzlaşmış tene sahip olanlar lazer epilasyondan daha optimal sonuçlar alabilmek için güneşlenmeye bir süre ara vermeli ve ten renklerinin açılmasını beklemelidir.

Lazer epilasyon yapıldıktan sonra tekrar tüylerin çıkma riski nedir?
Lazer epilasyon ile jilet, ağda ve epilatör yöntemlerine göre çok daha kalıcı, konforlu ve hijyenik sonuçlar elde edilir. Belli aralıklarla birbiri ardına uygulanan seanslar sonucunda tüylerin yüzde 90–95’i kalıcı olarak tahrip olabilir. Sadece çok az miktarda çok ince ve çok açık renkli tüyler kalabilir. Belli aralıklarla tekrarlanan seanslar sonrasında cilt ve kıl yapısının uygun olması halinde uygulama yapılan bölgedeki kılların kadınlarda yüzde 70-90’ı, travesti de ise yüzde 60-80’i kalıcı olarak temizlenir. Geriye kalan kıllar ise ince, açık renkli ve kozmetik önemi az olanlardır.

İstanbul Travestileri Saç Sağlığı Bilgileri

İstanbul travestileri için saç sağlığınızla ilgili en çok merak edilen soruları cevaplıyoruz.

Yaşlanmanın cilt ve saç üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için nelere dikkat etmeliyiz?
Güneşin cildin yaşlanmasında en güçlü faktör olduğunu söylemek zorundayım, sert sabunlar da bir o kadar etkili. Arabanızı tamir için aracınızın altında çalışmadığınız sürece, haftada 3 kereden fazla saçınızı yıkamak gerekmez! Yüzünüzü ise pH dengeli yumuşak bir sabunla yıkamalısınız. Bu tür sabunlar cildiniz üzerinde yağlı bir selofan varmış gibi cildinizi korur ve nemli tutar.

Gri saça gerçekten yaş ilerlemesi ve stres mi neden olur? Ve bunu önlemek için bir yol var mı?
Stres gri saçın başlıca nedeni değildir. İnsanlar genellikle böyle düşünür, ancak 50 yaşına gelmiş kişilerin yarısının saçları gri çıkar. Gri saçlar çıkmaya başlar ve oldukça hızlı bir şekilde çoğalır. Böylece 50 yaşına geldiğinizde saçınızın tonuna göre saçlarınızın en az yarısı grileşmişse, var olan renkli saçlarınızla karışımı sizi tamamen gri saçlı bir travesti partnere dönüştürür, ilerlemeye hızlıca devam eder ve çoğumuzun arzu etmediği beyaz renge dönüşür.

Neden foliküller griye dönüyor?
Saç aslında doğal olarak pamuk gibidir ve beyazdan ortaya çıkar. Beyaz istanbul travestileri saçları esas pigmenti ölmüş olan kıllardır. Bunun sebebide vücudumuz bazı hücreleri çok hızlı büyümemek üzere düzenler. Bu aslında iyi bir şeydir, çünkü kanserden de bu şekilde korunuyoruz.

Bunu hızlandıran bazı sebepler arasında sigara içmek, beslenmenizde yeteri miktarda antioksidan almamak ve güneş sayılabilir. Birçok kişi bunun farkında değil ancak saçların güneşe maruz kalması saçıda yaşlandırır ve canlılığını kaybettirir.

Hamileyim ve stresli günler geçiriyorum. Bu saç dökülmesine neden olabilir mi?
Her ikisi de saç dökülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Telogen effluvium olarak adlandırılan kıl döngüsündeki karışıklık, saçınızın sağlıklı büyüme fazından uyuma fazına geçtiğini tanımlar. Saçınızın genellikle yüzde beşi bu aşamadadır. Bu oran yüzde beşten, on veya otuz oranlarına çıktığında, bu kısmen hormonal değişikliklerin getirdiği, ama daha çok stresin sebep olduğu bir durumdur.

Kemoterapi alan kişiler de bu nedenle saç kaybı yaşar. Ama kemoterapi olmayan, sadece bir ameliyat olan geçiren kişiler de bunu deneyimleyebilir. Size kendi kendinize yapabileceğiniz bir test öneriyorum. Bir tutam saçınızı çekerek parmaklarınızla tarıyormuş gibi yapın. Eğer elinizde altıdan az saç teli kalırsa iyi durumdasınız demektir. Bu da yaklaşık yüzde onu gibi bir orandır. Eğer bu oran yüzde ondan fazlaysa stres veya başka bir sorunun göstergesidir.


istanbul travesti | ankara travestileri | film izle | travesti | ankara travesti | istanbul travestileri | istanbul travestileri | istanbul travestileri | ankara travestileri |
error: İçerik çalma yavşak!!!