Browse Category: İstanbul Travestileri

İstanbul travestileri psikolojik olarak cinsellikten etkileniyor

Sertleşme bozukluğu kişinin sürekli olarak ve yenileyici biçimde yeterli bir sertleşme sağlayamama ya da istanbul travestileri cinsel etkinlik bitene kadar sertliğini koruyamamasıdır.
Sertleşme bozukluğu cinsel sorunlarda erken boşalmanın ardından 2. sıradadır. Erkeklerin %50-60’ında sertleşme sorunu vardır. Bu oran 50 yaşından sonra giderek artmaktadır. 2025 yılında tüm dünyadaki sertleşme bozukluğu olan erkeklerin sayısı 330 milyon olarak öngörülüyor. Hiçbir sağlık sorunu olmayan erkeklerin %15’inde sertleşme sorunu ortaya çıkabilir. Sertleşme sorunu için araştırma yapılırken kişilerin %20’sinde ciddi başka bir hastalık saptanıyor.
Sertleşme Bozukluğu Birçok Faktöre Bağlı Olabilir 
Sertleşme sorunu olan erkeklerin %30’u 2 yıl içinde kalp krizi geçiriyor. Sertleşme sorunu olan erkeklerin sadece %10’u tedavi için doktora başvuruyor. Hastaların %70’i utanma ve çekinme nedeniyle tedaviye başvurmuyor. Yine hastaların yaklaşık %75’i bu durumun hastalık değil de yaşlılığın bir göstergesi olarak görüyor ve tedaviyi reddediyor. Kontrolsüz şeker hastalığı olanların %50’sinde sertleşme bozukluğu var. Kontrol altında şeker hastalığı olanların %20’sinde sertleşme bozukluğu görülüyor.
Sertleşme üç şekilde olabilir:
• Cinsel uyaranların (görsel, işitsel, koku, düşler) etkisi ile olan psikojenik ya da doğal ereksiyon.
• Cinsel haz bölgelerine (penis, meme başı, anal bölge vs.) dokunulması ile olan refleks ya da kendiliğinden ereksiyon.
• Son olarak gece uykumuzun en derin kısmında oluşan nokturnal ya da gece ereksiyonları.
Organik (fizyolojik) nedenlere bağlı sertleşme bozukluğu; damarsal, sinirsel, hormonal, ilaçlar ve penil hastalıklara bağlı olabilir. Damarsal nedenlerin başında kalp-damar ve şeker hastalıkları gelir. Bu gruptaki hastalarda sertleşme bozukluğu görülebilme ihtimali sağlıklı kişilere göre 3-4 kata daha fazladır. Sigara, alkol, şişmanlık ve stres bu oranları daha da artırabilir.
Özgüven Eksikliği Sertleşme Bozukluğuna Yol Açıyor 
Sinirsel nedenlerin başında kazalar ya da travmalar gelir. Beyin veya bel sinirlerin hasarlarında sertleşme bozukluğu olabilir. Bunun dışında prostat kanseri ameliyatlarından sonra penise giden sinirlerin zedelenmesine bağlı oluşabilir. Sinir hasarlarının bir çoğu maalesef geri dönüşümlü değildir. Hormonal nedenler arasında en sık karşılaşılan yaşlanmaya bağlı testesteron azalmasıdır. Yine annede süt hormonu olarak bilinen prolaktin hormonunun fazlalığı sertleşme bozukluğuna neden olabilir.
Antipsikotik ve bazı tansiyon ilaçları sertleşmeyi azaltabilir. Özellikle epilepsi hastaların kullandığı ilaçların sertleşme üzerinde olumsuz etkileri vardır. Penil hastalıklar arasında travmalar ve peyronie sayılabilir. Peyronie hastalığı penisin sertleşen kısımlarında kireçlenme olması şeklinde basitçe tarif edilebilir. Peyronie’de sadece sertleşme kaybı değil aynı zamanda penis eğriliği, penis kısalması ve penis ağrısı sıklıkla görülebilir. Penis kırıklarından sonra sertleşme bozukluğu görülebilir.
Psikojenik sebepler arasında depresyon, performans anksiyetesi, özgüven eksikliği, partner ile ilgili çatışmalar, sosyal sorunlar, stres ve aşırı kaygı sayılabilir.
Örneğin cinsel yolla bulaşan hastalıklardan dolayı aşırı kaygı duyan bir kişi sağlıklı bir sertleşme sağlayamayabilir. Depresyonda olan kişilerde cinsel istek azlığı nedeniyle yeterince sertleşme sağlayamaz. Kanımca günümüz dünyasında erkeklerin en büyük sorunu performans anksiyetesi. ‘Acaba partnerimi mutlu edebilecek miyim, acaba penisim yeteri kadar büyük mü, acaba erken mi boşalacağım?’ gibi endişeler ile ilişkiye başlamak ciddi bir anksiyete yarattığı için sertleşme kayıplarına yol açabilir. Bu ise kişiyi cinsel ilişkiden soğutabilir.
Acaba Tekrarlar mı? 
Sertleşme bozukluğuna organik (fizyolojik) nedenler, psikojenik nedenler ya da karma (organik ve psikojenik beraber) nedenler yol açabilir. Bugün en çok kabul edilen ve benimde benimsediğim tip karma olan tiptir. Çünkü kişiler fizyolojik olsun psikojenik olsun bir kez başarısız olduğunda hemen korku fantezileri geliştirerek ‘acaba tekrarlar mı?’ sorusunu sıklıkla kendine sormaya başlar. Bu nedenle her fizyolojik sertleşme bozukluğunun altında az ya da çok psikolojik nedenler yatar. Buna en büyük örnek aynı dozda, aynı sertleşme ilacı kullanımda sertleşmenin bazen olup bazen olmaması gösterilebilir. Sonuç olarak organik sebepler tedavi edilirken psikojenik nedenler de göz ardı edilmemelidir.
Sertleşme bozukluğu olan hastalar üroloji uzmanına başvurduğunda tüm bu  sebepler tek tek gözden geçirilir ve bu bilgiler hastaların söyledikleri ile harmanlanarak önce bir tanıya sonra uygun bir tedaviye karar verilir. Örneğin uygun zaman, uygun yer ve uygun kişi ile yapılan cinsel eylemde sertleşme bozukluğu var ise bu daha çok organik (fizyolojik) olabilirken,  partner ile olamayan ama mastürbasyon ile olabilen bir sertlik var ise bu daha çok psikojenik olabilir. Bu ve bunun gibi daha bir çok ayrıştırma muayene sırasında yapılır.
İstanbul travestileri özel diyet seçeneklerini tercih ediyor

İstanbul travestileri özel diyet seçeneklerini tercih ediyor

İstanbul travesti Özel Diyet; Ev hanımları mutfakta geçirdikleri süre içinde sık sık atıştırmaktan ve kabul günlerinde tatlı ile hamur işlerini fazla yemekten şikayet ediyorlar. Kadinay.Net ev kadınlarıa özel bir diyeti sizlerle paylaşıyor.

Ev hanımları mutfakta geçirdikleri sürede kilo almaktan şikayetçiler. Bunu önlemenin en ideal yolu sağlıklı beslenmek. Günlük beslenme programı dengeli gıdalardan ve altı ayrı küçük öğünden oluşursa bu tür gereksiz atıştırmazlar olmaz.

Ev Hanımlarına Özel Diyet..

Herşeyi yiyerek hem kilo verip, hem de sağlık kazanabilirsiniz. Bunu yanı sıra günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Ağzınıza attığınız her lokmayı uzun uzun çiğnemeye de özen gösterin.

Günlük 1600 kalori içeren bu diyeti uygularken çikolata, dondurma ve bisküvi ya da tart gibi keyif veren gıdalardan ödün vermiyorsunuz ancak miktara dikkat etmeniz şartıyla. Ayda 1 ile 3 kilo kadar verebilirsiniz. Eğer daha fazla kilo vermek istiyorsanız günlük ekmek miktarını iki dilime indirip, tatlı ve çikolata yerine yoğurt ve meyve yemelisiniz.

Ev Hanımlarına Özel Günlük Beslenme Programı..

Pazartesi

Kahvaltı

1 bardak (250 gr) light süt, 2 dilim kızarmış ekmek

Ara Öğün

1 muz

Öğle

 

30 gr haşlanmış tavuk göğüs eti, 30 gr beyaz peynir, 1 domates, 2 siyah zeytin, 3 dal maydanoz, 1 çay kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 60 gr makarna; 300 gr limonlu karışık meyve salatası.

İkindi

1 dilim kavun

Akşam

1 domates, 30 gr ton balığı konservesi ve 60 gr pirinçle hazırlanmış pilav; 1 domates ilaveli150 gr roka salatası, 2 dilim kepekli ekmek.

Gece

125 gr meyve ilaveli light yoğurt

Salı

Kahvaltı

1 çay kaşığı bal ve 30 gr yulaf ezmesi ilaveli 1 bardak light süt

Ara Öğün

125 gr meyve ilaveli yoğurt

Öğle

3 domates ve 1 çay kaşığı zeytinyağı ile haşlanmış 300 gr taze fasulye, 1 katı yumurta, 2 dilim ekmek

İkindi

2 şeftali

Akşam

2 domates, 3 dal dereotu ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze

Gece

120 gr dondurma

Çarşamba

Sabah

1 bardak (250 gr) light süt, 1 çay kaşığı bal, 2 dilim kızarmış ekmek

Ara

3-4 kayısı

Öğle

120 gr ızgara et, 3 haşlanmış patates

İkindi

1 elma

Akşam

100 gr soya fasulyesi, 60 gr havuç, 80 gr kabak, soğan ve nohut ilaveli karışık baklagil haşlama, 2 dilim kepekli ekmek

Gece

50 gr sade çikolata

Perşembe

Sabah

Elma, havuç ve salatalık karışımı 1 bardak meyve suyu; 1 fincan çay veya kahve

Ara Öğün

70 gr meyveli tart

Öğle

3 domates, 3 dal dereotu, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 60 gr pirinç ilaveli pilav, limon suyu ilaveli roka salatası, 1 dilim ekmek

İkindi

1 muz

Akşam

150 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates, 1 dilim kepekli ekmek

Gece

125 gr meyve ilaveli yoğurt

Cuma

Sabah

1 çay kaşığı reçel, 2 dilim kızarmış ekmek, 1 bardak taze meyve suyu (elma, portakal veya havuç suyu olabilir)

Ara Öğün

1 kase meyve ilaveli light yoğurt

Öğle

50 gr haşlama et ve 4 dal maydanoz ilaveli 60 gr makarna, limonlu 200 gr yeşil salata

İkindi

2 şeftali

Akşam

100 gr beyaz peynir; 3 domates, 2 soğan, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış salata; 2 dilim kepekli ekmek

Gece

50 gr sade çikolata

Cumartesi

Sabah

1 bardak light süt, 3-4 diyet bisküvi

Ara Öğün

Elma, erik ve armut karışımı meyve suyu

Öğle

1 kabak, 1 domates ve 25 gr tavuk eti ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze, 2 dilim ekmek

İkindi

3 kayısı

Akşam

120 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates

Gece

125 gr meyve ilaveli yoğurt

Pazar

Sabah

Müsli ilaveli 125 gr süzme yoğurt, 1 su bardağı (250 gr) taze meyve suyu

Ara Öğün

1 muz

Öğle

120 gr ızgara et; 1 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 130 gr roka ilaveli salata

İkindi

2 top meyveli dondurma

Akşam

1 küçük sade pizza

Gece

2-3 incir

Etiket Diyet Zayıflatan diyetler Sağlıklı Beslenme Özel diyet programı Günlük diyetler Haftalık Diyetler Ev Hanımlarına Özel Diyet Ev kadınları için özel diyet programı Ev Hanımı Diyeti
İstanbul travestileri östrojen düşüklüğüne karşı neler yapıyor

İstanbul travestileri östrojen düşüklüğüne karşı neler yapıyor

İstanbul travestileri düşük östrojen bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirmektedir. Makalemizde hem düşük östrojen belirtileri nelerdir bu konu hakkında bilgi edineceksiniz hem de kadınlarda östrojen ne gibi sağlık problemlerini meydana getirir bunu öğreneceksiniz. İşte merak edilen bu soruların yanıtları.

Kadınlarda östrojen eksikliği sıkça karşılaşılan sağlık problemlerinden bir tanesidir. Cinsel özelliklerden sorumlu bir hormon olan östrojen düşüklüğü durumunda çeşitli sorunlar kendini göstermeye başlar. Düşük östrojen hem cinsel sorunlara yol açar hem de cinsel organların gelişiminde problem yaratır. Küçük göğüslü olmak, aşırı zayıf olmak düşük östrojen sonucunda gelişen sorunlardır.

Östrojen Düşüklüğü Belirtileri

Kadınlarda görülen östrojen düşüklüğü göğüslerin büyümesini engeller. Genellikle küçük göğüslü kadınların sorunu düşük östrojene sahip olmaktır. Popoda şekil bozukluğu olması, vücudun yağ depolaması, cildin pürüzlü ve çok tüylü olması da düşük östrojen belirtileri arasındadır.

Hormonal bir sorun olan düşük östrojen, erken menopoza girme nedenidir. Uyku bozukluğu yaşama, sürkeli yorgunluk hali de östrojen düşüklüğü belirtilerindendir. Bunların yanı sıra kadınlarda düşük östrojenin diğer belirtileri şunlardır:

  • Gündüz yorgunluğu
  • Aşırı kilo Kaybı
  • Cinsel sorun yaşama (ilişki esnasında ağrı ve isteksizlik)
  • Adet düzensizliği
  • Ciltte, vajinada ve gözlerde kuruluk
  • Eklemlerde ağrı hissi
  • Sık sık vajinal enfeksiyonlara yakalanma
  • Depresyon

Düşük Östrojen Belirtileri

Suçluluk Duygusu istanbul travestileri için korkulu bir rüya gibi

Suçluluk Duygusu istanbul travestileri için korkulu bir rüya gibi

İstanbul travestileri bazen de başarılı ve doyurucu bir cinsel yaşamın önüne dikilen engel, aşırı bir utangaçlıktır. Cinsel konularda rahat olmayan aşırı sıkılgan kişiler heyecanlarını kontrol altında tuttukları için gerçek doyuma da ulaşamazlar. Eşlerden ikisinin de büyük bir sıkıntıyla sabahı bekledikleri, başarısız gerdek geceleri, cinselliğin baskı altında tutulduğu bütün toplumlarda çok sık rastlanan bir durumdur. Çoğu zaman bu cinsel işlevsizliğin kökeninde bu suçluluk duygusu yatar. Kadın ya da erkek, gerek hayali, gerekse gerçek bütün cinsel eylemlerinde derin bir suçluluk kompleksinin etkisi altındadırlar ve bu yüzden, orgazma ulaşsalar bile gerçek bir ruhsal ve bedensel bir doyumdan uzak kalmaktadırlar. Bunun nedenleri kişinin çocukluk deneylerinde aranmalıdır. Bazı çocuklar, hiç bir bedensel temasın hoşgörülmediği bir atmosfer içinde yetiştirilmiştir. Anneler ya da babalar, kendi iç yasak ve koşullanmalarından ötürü, çocuklarını yeteri kadar sevip okşamaktan kaçınmışlardır; bu da çocukta fiziksel temasa karşı bir ürkeklik yaratmıştır. Bu tür anne ve babalar, çoğu zaman, çocuğun cinsel organıyla oynamasına da izin vermemişler, onu mastürbasyon yaparken yakaladıklarında hakaret etmişler, cezalandırmışlardır. Bunun, çocukta cinsellikle “günah” düşüncesinin birleşmesine yol açması kaçınılmazdır.
Suçluluk duygusu bilinçli bir duygu da olabilir, bilinçsiz de. İnsanların önemli bir bölümünde bilinçli bir günah düşüncesi değilse bile, bulanık ve kişinin, kendisinin farkında olmadığı bir utanç duygusu cinsel yaşamı etkisi altında tutar. Günümüzde bile çocuklara cinsel organ ve duygularının birer suç unsuru olduğu düşüncesi yerleştirilmektedir. Bu bilinçli olarak öğretilmese bile, aileler ve yakın çevreler günlük davranışlarıyla bu duyguyu çocuğa aşılamaktadır. Cinsel bölgeler örtülmekte, cinsel konular suskunlukla geçiştirilmektedir. Nitekim, soğukluk ve iktidarsızlık gibi sorunların, cinsel konularda rahat, bol cinsel çağrışımlı konuşmalardan çekinmeyen ve yemek yeme, oturma ve yatma eylemlerini tek bir oda içinde yürüten köy toplumlarından çok, cinsel bakımdan kapalı ve cinsel eylemin herkesin gözünden uzak ayrı “yatak odalarında” sürdürüldüğü kent topluluklarında daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bu tür toplumsal nedenlerin yanısıra, cinsel organlarla dışkı organları arasındaki yakınlık da cinsellik ile kirlilik arasında güçlü bir bağın kurulmasına yardım etmektedir. Böylece bir yandan suçluluk, kirlilik ve cinsellik, öbür yandan “iffetlilik”, temizlik ve hatta cinsiyetsizlik, cinsel yönden baskı altındaki kişinin zihninde birbirine karşıt ilkeler olarak ortaya çıkmaktadır.
Suçluluk duygusu, kişiyi, oral veya anal seks gibi cinselliğin sadece belirli biçim ve yönlerinden uzak tutabileceği gibi, genel bir soğukluk, isteksizlik veya iktidarsızlık da yaratabilir. Kimi zaman da, suçluluk ve kirlilik düşüncelerinin arasından geçerek cinsel hazza ulaşmayı başarabilmiş kişilerde biraz farklı bir saplantı belirir: yaşamlarında cinsellikle “kötülüğün” özdeştirilmesini yaşamış böyle kişiler, sadece “günahkar bir atmosferde” seks yapmaktan hoşlanır olurlar. Ancak ağrılı, sancılı veya yasak bir ilişki kendilerine zevk verebilir. Bununla birlikte, kişinin eşiyle mutlu olmasının böyle bir ilişkiye bağlı olduğu ve iki taraf da onayladığı sürece, çocuklarla cinsel ilişki gibi toplumca suç sayılan davranışları içermemesi koşuluyla böyle bir ilişkiyi bir cinsel sapma saymak yanlış olur.

İstanbul travestileri partnerlerine güvenmek istiyor

İstanbul travestileri partnerlerine güvenmek istiyor

En temel ihtiyacımız olan güven, bir kere kaybedildiğinde istanbul travestileri ilişkileri temelinden sarsıyor ve içinde yaşanılamaz bir hale getiriyor. Peki kişiler neden partnerine olan güvenini kaybediyor?
 
1 Kişinin partnerini kaybedeceği korkusuyla yalana başvurması. Buna verebileceğim en iyi örnek kişilerin bitmiş ilişkilerini ve ona dair detayları partnerlerinden saklaması. Saklanan bu ilişki bir şekilde gün yüzüne çıktığında kişide oluşan şüphe, güvensizliğin ilk tohumlarını serpmiş oluyor. Bu yalan kişiyi paranoya yapma derecesine kadar getirebiliyor. Bu yüzden ilişkilerde güvenin sağlanması için iki tarafında birbirlerine karşı dürüst olması ve biten ilişkilerine dair partnerlerine açık olması gerekiyor.
 
2 Aldatılma! Aldatılan kişi haklı olarak partnerine karşı derin bir güvensizlik duyuyor. Peki bu güvensizliğin aşılması için kişi ne yapmalı? Öncelikli olarak güven ortamının tekrardan sağlanması için partnerinin hala aldatılıyor olmadığından emin olması gerekir. Bunun haricinde aldatan kişinin belli bir süre partnerinin aramalarına öfkelerine ve sorularına karşı sabırlı olması ve yeni bir güvensizlik çıkmazı oluşturmamak adına sorularına dosdoğru cevap vermesi gerekir.
 
3 Yaşanılan olumsuz deneyimler. Kişi daha önceki ilişkilerinde yaşadığı olumsuz deneyimlerin her ilişkisinde olacağını sandığı için ilişki içerisinde paranoyaya düşüyor. Sürekli partnerinin telefonunu kontrol ediyor, sosyal medya hesaplarının şifrelerini istiyor, hiçbir karşı cinsle görüşmesini istemiyor. Bu ve bunun gibi birçok şeyle partnerini boğuyor ve belki ilişkisinin bitmesine sebep oluyor. Hâlbuki bu olumsuz deneyimler hayatın her alanında karşımıza çıkabilir elbette bunları yok sayamayız ama bunların hayatımızı kontrol etmesine izin verirsek hayatı kendi kendimize zindan etmiş oluruz. Hiçbir kişi bir diğeriyle aynı değildir dolayısıyla hiçbir kişilikte bir diğerininkine benzemez. Deneyimlerimiz bize her daim yol gösterir ve öğreticidir fakat bunun için her kişiyi ayrı değerlendirmek ve ayrı deneyimlemek gerekir.
 
4 Kişinin Özgüveninin Olmaması. Kendini yetersiz hisseden kişi, partnerine yetmeyeceğini ve onun kendisini mutlaka aldatacağını düşünür. Eğer böyle bir düşünceniz varsa öncelikle yetersizlik duygunuzun kaynağını saptayın. Daha sonra yetersiz olduğunuzu düşündüğünüz yönlerinizi geliştirmek için bir takım çalışmalar yapın ve bu duygunuzun kendi bakış açınız olduğunu farkına varın. Eğer bununla baş edemiyorsanız mutlaka bir uzmandan destek alın.
 
5 Partnerin İlgisizliği. Eğer kişi yeteri kadar partnerine zaman ayırmıyorsa onu duygusal anlamda tatmin etmiyorsa ve anlamıyorsa maalesef ki partnerinde bir güvensizlik duygusu meydana gelebilir. Kişinin burada yapması gereken; partneriyle bu konu ile ilgili konuşması ve bu ilgisizliğin sebebini sorgulaması. Daha sonra partnerinden beklediği şeyleri ona karşı açık bir şekilde ifade etmesi ve iletişimsel anlamla daha sağlıklı bir yöntem bulması. Eğer gerekiyorsa bir ilişki uzmanından destek alması.
 
Güvensizlik gibi birçok ilişkisel problem hayatınızı olumsuz yönde etkiler ve çözülmemesi durumunda depresyon gibi birçok psikolojik rahatsızlığa yol açar. Eğer ilişkinizde mutsuz olduğunuz bir konu varsa ve bununla baş edemiyorsanız, bunu önce partnerinizle çözmeye çalışın daha sonrasında çözemiyorsanız mutlaka biz uzmandan destek alın.
 
Instagram.com/psk.gulcinkeskin
Mail: pskgulcinkeskin@gmail.com
İstanbul travestileri kötü giden ilişkilerini nasıl kurtarıyor

İstanbul travestileri kötü giden ilişkilerini nasıl kurtarıyor

   İlişkilerde ya da evlilikler de zaman istanbul travestileriuzadıkça bazı çatışmalar meydana gelir. Kişiler birbirini yanlış anlamaya başlar, bazı olumsuz tutum ve davranışlar sergilerler. Elbette ki her ilişkide belli dönemler bu sorunlar görülebilir ama asıl sorun bu değil tabii ki. Kişiler ilişkide bu noktaya geldiği zaman ne yapacaklarını çoğunlukla bilmezler. Çoğu zaman suçu kabul etmeme, daima karşıdakini suçlama, haklı çıkmaya çalışma ve öfkelenme görülür. Şimdi size 9 madde ile kötü giden bir ilişkiyi tekrardan nasıl güzel bir hale getirebiliriz onu anlatacağım.
 
1. Sorunlarınızı açıkça konuşun: Kişiler genellikle sorunu çözmeye yönelik pek konuşmaz. Hep sorun üzerine konuşur ve çatışmayı büyütür. Sorunu göz ardı etmeyin, üzerini kapatmayın. Aksine bütün sorunlarınızı tek tek masaya yatırın ve çözüm için ne yapabilirsiniz, ortak bir yol belirleyin.
 
2. Partnerinizi olduğu gibi kabul edin: Kişiyi kendi istemediği sürece kimse değiştiremez. Bundan dolayıdır ki onun üzerinde otorite kurmaya çalışmayın, baskıcı bir tutum sergilemeyin. Partnerinizi bunaltmadan onu olduğu gibi kabul ederek, ilgi gösterin.
 
3. Partnerinizden somut isteklerde bulunun: ‘’Benimle hiç ilgilenmiyorsun!’’değil. ‘’Bugün işten çıktıktan sonra benimle yarım saat ilgilenmeni, bana sarılmanı istiyorum’’deyin. 
 
4. Geçmişi sürekli gündeme getirmeyin: Bu ilişkiniz için yapacağınız en büyük kötülük olur. Çünkü geçmişi sürekli gündeme getirmek o gün olanı değiştirmediği gibi kişiyi öfkelendirir ve daha büyük çatışmalara sebep olur. O yüzden geçmişteki hataları bağışlayın, kendi hatalarınızı kabul edin ve tamamen bugüne odaklanın.
 
5. Cinsel yaşamınızı renklendirin: Tensel temasınızı arttırın. Partnerinizle aşk oyunları oynayın. Durduk yere ona erotik mesajlar atın, televizyon izlerken birden onu öpün, cinsel yaşamınıza değişik fantezileri dahil edin.
 
6. Olumluya odaklanın: Partnerinizin sürekli olumsuz yönlerinizi dile getirmeyin, onun olumlu yönlerini takdir edin. Onunla iletişim kurarken olumlu kelimeler seçin ve gülümsemeyi ihmal etmeyin.
 
7. Birlikte daha çok zaman geçirin: Kaliteli zaman kaliteli bir ilişkinin olmazsa olmazıdır. Birlikte yapmaktan mutlu olduğunuz şeyleri daha sık yapın. Hatırladığınızda mutluluk duyacağınız daha çok anı biriktirin.
 
8. Sana değer veriyorum: Bunu partnerinize sık sık hatırlatın. Onun fikirlerine saygı duyun, onu onaylayın, takdir edin, yanında olduğunuzu hissettirin, onu dinleyin. Son olarak onu asla başkalarıyla kıyaslamayın.
 
9. Onun bireysel alanına müdahale etmeyin: Yalnız kalmak istediğinde onu bunaltmayın. Arkadaşlarıyla vakit geçirmesine ve bireysel olarak yapmak istediği şeylere müsaade edin. İkinizin de özel alanları olsun.
 
Uzm. Klinik Psikolog Gülçin Keskin
Mental Psikolojik Danışmanlık Merkezi
www.gulcinkeskin.com.tr
Mail: bilgi@gulcinkeskin.com.tr
Instagram: psk.gulcinkeskin 
İstanbul travestileri için robotik cerrahi ile meme kanserinden iz kalmayacak

İstanbul travestileri için robotik cerrahi ile meme kanserinden iz kalmayacak

Son yıllarda dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde çeşitli branşlarda yaygın olarak kullanılan ve hastalara sağladığı pek çok yaşamsal avantajla cerrahide “altın standart” olarak kabul edilen robotik cerrahi, bu kez meme kanserinin izlerini silmekte umut oluyor! Türkiye’de ilk kez Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras tarafından uygulanan, robotik cerrahi ile memenin alınması (mastektomi) yöntemi sayesinde kadınlar için önemli bir sorun olan ‘kesi izi’ tarihe karışıyor. Prof. Dr. Cihan Uras, tüm aşamaları robotik cerrahi ile koltuk altındaki minik bir kesiden uygulanan bu operasyonun en önemli avantajının, memede hiç iz bırakmaması olduğunun müjdesini vererek “Klasik cerrahide mastektomi yöntemi büyük kesilerle gerçekleşiyor ve memede görünen izler kalıyor. Robotik cerrahide ise tüm işlemler sadece koltuk altındaki 5 santimlik kesiyle yapıldığı için memede hiçbir iz oluşmuyor” diyor. 

Koltuk altından sadece 5 santimlik kesi!

Dünyada her 8 kadından birinde görülen meme kanserinde kadınların en büyük kaygılarından biri de meme kaybı oluyordu. Ancak günümüzde erken tanı ve tedavideki gelişmeler sayesinde her 3 kadından 2’sinin memesi korunabiliyor. Memenin tümüyle alınması gereken durumlarda ise plastik cerrah ile işbirliği yapılarak kozmetik amaçlı eşzamanlı rekonstrüktif işlemler uygulanabiliyor. Ancak geliştirilen teknikler sayesinde doğala yakın bir meme görüntüsü sağlansa da, mastektomi işlemi büyük kesilerle gerçekleştiği için memede dışarıdan bakıldığında izler belli oluyordu. İşte bu soruna çözüm arayan tıp dünyası, günümüzde en gelişmiş cerrahi yöntem olarak nitelendirilen robotik cerrahiye yöneldi ve büyük başarı kaydetti. Dünyada sayılı merkezlerde artık meme kanserinde meme alınma işleminde robotlar devreye giriyor.

Türkiye’de de ilk kez robotik cerrahi yöntemiyle mastektomi ameliyatı yapan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras “Klasik cerrahide mastektomi yöntemi meme altına uygulanan büyük kesilerle gerçekleştiği için dışarıdan bakıldığında izler belirgin olarak görülüyor. Bunun aksine robotik cerrahide ise tüm işlemler koltuk altından 5 santimlik bir kesiyle gerçekleştiği için memede hiçbir iz olmuyor. Üstelik cerrahi işlem yapılacak olan alanın robot sayesinde 12 kat büyütülmesi ile operasyon hiçbir meme dokusu bırakmadan tamamlanabiliyor. Böylece tümör oluşma riski de büyük oranda önlenmiş oluyor” diyor. 

Her aşamada büyük hassasiyet 

Robotik cerrahi ile ameliyat laparoskopik cerrahide olduğu gibi, ‘port’ adı verilen küçük borucuklar yoluyla yapılıyor. Prof. Dr. Cihan Uras robotik cerrahinin klasik laparoskopiden farkını şöyle anlatıyor: “Robotik cerrahide yüksek çözünürlüklü 2 adet fiber optik kamera operasyon alanını 3 boyutlu ve en az 12 kat büyütülmüş şekilde konsola taşıyor. Bu sayede ameliyat sahasını çok daha ayrıntılı ve net olarak görebiliyoruz. Ayrıca robotun kendi ekseni etrafında 540 derece dönebilen robotik aletleri insan elinin uzanamayacağı yerlere ulaşabiliyor. Böylelikle hekimlere açık ameliyatla yapılacak hareketlerin çok daha ilerisinde hareket kabiliyeti sunuyor. Her aşaması büyük bir hassasiyetle gerçekleşen operasyon hastaya da hem ameliyat esnasında hem de ameliyat sonrası iyileşme döneminde büyük avantajlar sağlıyor.”  

Robotik cerrahinin faydaları neler?

•Ameliyatta kanama oluşmaması
•Daha az enfeksiyon riski,
•Ameliyat sonrasında daha az ağrı,
•Hastanede yatış süresinin kısalması
•Daha kısa sürede iyileşme ve günlük hayata dönüş,
•Ameliyat sonrası radyoterapi, kemoterapi gereken hastaların bir an önce tedaviye başlayabilmeleri.

Sanki hiç ameliyat olmamışım gibi! 

Romanya’da yaşayan 37 yaşındaki 2 çocuk annesi Raluca Dabıja geçtiğimiz Ocak ayında tatil sırasında fark etmiş memesindeki şişliği. Ardından şekil değişikliği ve meme ucunda kanama da başlayınca soluğu doktorda almış. Meme kanseri teşhisi konulunca yaptığı araştırmalar sonucunda Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras’a tedavi olmaya karar vermiş. Prof. Dr. Cihan Uras tarafından Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen robotik cerrahi yöntemiyle ameliyat olan Raluca Dabıja operasyon sonrasında memesinde hiçbir iz olmadığı için çok mutlu olduğunu belirtiyor. Meme kanseri teşhisi konulduğunda çok üzüldüğünü belirten Raluca Dabıja ameliyat sürecini şöyle anlatıyor: “Üstelik erken teşhis değildi, dolayısıyla tümörün küçülmesi için önce kemoterapi tedavisi görmem gerekiyordu. Tümör ameliyata uygun boyuta geldiğinde Prof. Dr. Cihan Uras mastektomi işlemini robotik cerrahi yöntemiyle izsiz yapabileceğini söyleyince, çok sevindim, çünkü hastalığımla uğraşırken hiç olmazsa aklımı mememdeki izlere takmayacaktım. Operasyonun ardından hiçbir iz olmadığını görünce çok rahatladım.” 
 

Prof. Dr. Cihan Uras

İstanbul Travestileri Diş tartarlarını temizleyen yöntemler

İstanbul Travestileri Diş tartarlarını temizleyen yöntemler

Diş tartarları (lekeleri) istanbul travestileri temizlenmediği zaman dişeti hastalığına yol açabilir. Bu yüzden dişlerinizdeki tartarları mutlaka temizlemeniz gerekir. Yemek yedikten sonra dişlerin üzerinde kalan besinler zamanla dişlerinizde kalarak, dişlerinizi sertleştirir ve bu durum istenmeyen sonuçlara neden olabilir. PembeNar olarak tartardan kurtulmanın ve dişlerinizin bir elmas gibi parlamasını sağlayacak yöntemleri paylaşıyoruz. İşte o yöntemler…

Geniş kalçalı İstanbul travestileri daha sağlıklı

Geniş kalçalı İstanbul travestileri daha sağlıklı

İç Hastalıkları Uzmanı Lütfiye Derya İnal, “Haliyle ince belli, geniş kalçalı ‘armut’ tipi İstanbul travestileri, göbekli ‘elma’ tipi Avrupalı kadınlara göre çok daha şanslı. Daha sağlıklı, daha doğurgan” dedi.
Geniş kalçalı Türk kadınları daha sağlıklı

BEL BÖLGESİNDEKİ YAĞLANMA KANSER NEDENİ!

Bazı ölçümler yaparak vücut tipimizi belirleyebiliriz. Bel çevresi, bel-kalça oranı ve beden kitle indeksi, vücuttaki yağ içeriğini en iyi yansıtan antropometrik (insan vücudunun boyutlarıyla ilgilenen bilim dalı) ölçümlerdir. Bel-kalça oranı belin en ince olduğu yerin, kalçanın en geniş olduğu yere oranıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bel çevresi kadında 88 cm, erkekte 102 cm’nin altında olmalı. Bel-kalça oranı ise kadında 0.85, erkekte 0.9’un altında olmalı. 

Ölçümler, oranlar, indeksler… Peki, bunlar neden bu kadar önemli? Bel çevresi karın içi yağlanmanın başlıca göstergesidir. Bel-kalça oranı 1’i geçtiğinde tehlike çanları çalmaya başlar. Basen bölgesinde yağlanma fazla olanlara göre, şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp damar hastalıkları, kolesterol yüksekliği, başta yumurtalık ve meme olmak üzere çeşitli kanserler, adet düzensizlikleri ve infertilite (kısırlık) daha fazla görülür.

Geniş kalçalı Türk kadınları daha sağlıklı

GÜZEL KALÇA İÇİN KIZARTMADAN UZAK DURUN

Haliyle ince belli, geniş kalçalı ‘armut’ Türk kadınları, kalın belli ve göbekli ‘elma’ tipi Avrupalı kadınlara göre çok daha şanslı. Daha sağlıklı, daha doğurgan… Ancak hemen havaya girip kocaman kalçalarla gezmek yok! Beden kitle endeksimiz hesaplayıp boyumuza göre uygun kiloyu korumamız gerekir. İdeal beden kitle indeksi 18,5-25 arasındadır. Basen ve kalça bölgesindeki yağlanma, bel bölgesindeki yağlanmaya göre daha kabul edilebilir olsa da, azı karar çoğu zarardır.

Kalça ve basendeki yağlanma artışı, estetik olarak birçok kadının korkulu rüyasıdır. Bunun için öncelikle diyetimize dikkat etmeliyiz. Porsiyonlarımızı azaltmalıyız. Yağlı besinlerden, kızartmalardan mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Makarna, pilav, patates, ekmek, hamur işi gibi karbonhidrat yükü fazla olan besinleri fazla tüketmemeye özen göstermeli, özellikle şerbetli tatlılardan ve şekerli içeceklerden uzak durmalıyız.

Geniş kalçalı Türk kadınları daha sağlıklı

İstanbul travestileri ve zararsız gece atıştırmalıkları

İstanbul travestileri ve zararsız gece atıştırmalıkları

Yatmadan önce İstanbul travestileriyemenin zararlarını bilmeyen yoktur. Yatmaya yakın acıkınca olacaklar bellidir ya aç yatılacak ya da vicdan azabı çekmeye rağmen bir şeyler atıştırılacak. Birazdan açıklayacağımız besinler gece tüketildiğinde zarar yerine yarar sağlıyor.
Zararsız gece atıştırmalıkları

Avokado ve süzme peynir
Süzme peynir hem az kalorilidir hem de tok tutma özelliği vardır. Yanında avokado yemeniz de kolesterol seviyenizi dengede tutmanıza yardımcı olur.

Zararsız gece atıştırmalıkları

Çikolatalı puding
Şaşırtıcı olsa da geceleri açlık kriziniz tuttuğunda bir kase çikolatalı puding yemenizde bir sakınca yok. Bir kase puding yaklaşık 90-100 kalori olduğu için rahatlıkla yiyebilirsiniz!

Zararsız gece atıştırmalıkları

Çeçil peyniri
Gece canınız tuzlu bir şeyler çektiğinde çeçil peyniri yiyerek az kaloriyle tok hissedebilirsiniz.

Zararsız gece atıştırmalıkları


istanbul travesti | ankara travestileri | film izle | travesti | ankara travesti | istanbul travestileri | istanbul travestileri | istanbul travestileri | ankara travestileri |
error: İçerik çalma yavşak!!!